20 Haziran 2013 Perşembe

masum değiliz hiç birimiz...





     "İngiliz yargıç, gece yarısı parktan geçen kızı korkutan adama 7 yıl 7gün hapis verince, şaşıran gazeteciler sormuşlar:'Adam kıza elini bile süremedi... Kaçan kızın çığlıklarına yetişenler de: "Adamı yakaladılar. Bu 7 yıl, 7 gün çok değil mi?'Yargıcın yanıtı hukuk tarihine geçecek düzeydedir:- "Kızı korkutmanın karşılığı 7 gündür. 7 yıl, İngiliz kızlarınıngece yarısı parkta dolaşma özgürlüklerine saldırmanın cezasıdır..."




   " Küçük bir çocukken yolda annemin yanında yürüyordum birisi elimi tutu. O yöne baktığımda tanımadığım bir adamın elimi tutup benimle yürüyordu. Ben daha şokunu atlatamadan herhangi bir tepki veremeden  adam elimi bırakmış hemen önümde giden başka bir kızın elini tutmaya başlamıştı.  O gün sustum. Olayı sindiremedim ama bilmem neden sustum kimseye bahsetmedim bundan... eve geldim elimi tam 45-50 dakika kadar ovalayarak yıkadım.

16 Haziran 2013 Pazar

Babanız Yaşıyorsa...


Babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur.

Bu harika.


İnsan babası yokken büyüyor çünkü...





Babanız yaşıyorsa sarılın boynuna ona onu ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin...
Babanız yaşıyorsa gölgesinin bile yetebileceğini bilin...
Babanız yaşıyorsa onunla başbaşa yürüyüş yapın...
Babanız yaşıyorsa ona güzel bir karne gösterin.
Babanız yaşıyorsa düğününüzde onunla özel olarak dans edin...
Babanız yaşıyorsa ona torun vermek için beklemeyin.
Babanız yaşıyorsa ona suyunu siz götürün....
Babanız yaşıyorsa sadece bir defa bile olsa ona annenizin bilmediği bir sır verin...
Babanız yaşıyorsa lütfen ileri gitmediği sürece sözünü dinleyin...
Babanız yaşıyorsa hayır duasını almak için çalışın...
Babanız yaşıyorsa ona onun için sevdiği yemeği pişirin..
Babanız yaşıyorsa bugün çayını siz ikram edin....
Babanız yaşıyorsa size seslenişine kulak verin... Bir daha duyma şansınız olmayabilir...
Babanız yaşıyorsa Kokusunu içinize çekin...
Babanız yaşıyorsa evde nerede nasıl oturur, tv de hangi programları izler bi takip edin,zihninize kazıyın...
Babanız yaşıyorsa ona vermesenizde mektup yazın...
Babanız yaşıyorsa evlat olmanın keyfini çıkarın...








3 Haziran 2013 Pazartesi

SÖYLENMEMİŞ NE VARSA...

 Uzun zamandır girmiyordum sayfaya Kısmete bak ki üst üste kötü haberlerle gelmek varmış buraya...

Nasıl bu hale geldik bilemiyorum anayasalarla güvence altına alınmış ,kazanılmış haklarımızı kullanamıyoruz. Şerefli Türk Polisine düşman kesildik... Sadece emirleri uyguladıkları için...   Yinede ne olursa olsun şiddetin hiç bir açıklaması olamaz...   Biz aynı taraftayız aslında.... Bu ülke için varız...

 Kalbim Taksim'de, Gündoğan'da, Atatürk Parkı'nda, Kızılay'da....  




Değinmeden edemeyeceğim bazı konular var. Biliyoruz ki Türk medyası sınıfta kaldı.   Medyacılığın temel ilkelerine ters düştü. İş sosyal medya ya kaydı. Arkadaş olduğum kişiler, takipçisi olduğum sayfalar gördüm. Nifak tohumları serpmeye çalışan. "Oh olsun ne işleri var orada diyenini de çekemiyorlar diyenini de gördüm...   Daha da ileri gidip kalabalığın dinsiz olduğunu ima edenleri de (Rabbim ıslah etsin onları)

Antep'te ülkücüler devrimcileri bıçaklıyor sessiz kalmayın oraya gidin diyenleri de...

Bize ait olmayan yalan yanlış fotoğrafları kullanıp halkı kışkırtanını da gördüm...  Bize ait olup yayınlanmayanları da....   Gerçeği yansıtmayan farklı açılardan çekilip tamamen yanlış anlatanınıda... O değil gerçek fotoğraf bu onda photoshop var denilenleri de gördüm..

Haklı sesini duyurmak için protesto yapan halkımı komik bulduğunu söyleyeni de gördüm.  Okudukça, gördükçe yüreğim parçalandı.

Sonra bir şey daha gördüm eylem yapanlar sokakları temizledi.  Polise börek de ikram etti...   (sonrası acı oldu tabi)

 Sonra Pkkıların açtığı liderimiz dedikleri kişinin posterinin yanında Atatürk posterleri gördüm...   Üzüldüm...

Çok ağladım,yerimde duramadım, bazen gururlandım.   En çok biz kararı aldık uygulayacağız. Bir kaç çapulcuya mı kaldı ya üzüldüm.



Saçmalamaya mı başladım başını sonunu mu karıştırdım yazacaklarımın bilmiyorum.  Zaten nette sayfalarca yazı var...   Görsel var... Video var...

Sadece oh olsun diyenler için hatırlatıyorum;


Demokrasi;  Biz gün azınlığında çoğunluk olabilme hakkına saygı duyulmasıdır.    Ve şiddetin hiç bir şekli kabul edilemez....